Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/11178 E. 2016/10819 K. 19.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 09:07
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11178
KARAR NO : 2016/10819
KARAR TARİHİ : 19.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 168/2, 62 ve 51 maddeleri gereğince 5 ay hapis ve 41 gün adli para cezasının ertelenmesine
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında katılanların müşteki, katılanlar vekilinin sanık müdafii olarak belirtilmesinin mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
Pelitkent Site kapıcısı olan sanığın site sakinlerinden topladığı aidatları site yönetimine iade etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Apartman kapıcılarının aidat toplama görevinin 25391 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Konut Kapıcıları Yönetmeliği'nin 5. maddesinde sayılan işlerden yer almadığı anlaşıldığından aynı maddenin h. bendi uyarınca kapıcı olan sanığa apartman aidatı toplama görevinin iş sözleşmesi uyarınca verilip verilmediği araştırılarak böyle bir görev verilmiş olması halinde, eylemin TCK'nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı böyle bir görev verilmemiş ise eylemin anılan maddenin 1. fıkrasındaki güveni kötüye suçunu oluşturacağı hususu da nazara alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmeyerek eksik araştırma ve incelemeyle beraat kararı verilmesi,
2- Kabule göre;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
b)Dosya içinde sanığın katılanların zararını giderdiğine dair bir delil bulunmadığı halde, sanık hakkında TCK'nın 168. maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
c) Hüküm fıkrasında, sanığa verilen cezanın ertelendiği belirtildiğinden, ertelenmesi mümkün olmayan adli para cezasının da ertelendiği yönünde tereddüte neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten/lerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.