Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/11370 E. 2015/4962 K. 12.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11370
KARAR NO : 2015/4962
KARAR TARİHİ : 12.10.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık … ile katılan ve eşi arasındaki borç ilişkisi kapsamında sanık …’nun katılanlardan almış olduğu 01/12/2011 keşide, 15/01/2012 vade tarihli, 8.000 TL bedelli senedi oğlu olan diğer sanık …’e vererek senet bedeli olarak gözüken “8.000” ibaresinin başına “4” rakamı ilave etmek suretiyle 48.000 TL rakamına tahrifen yükseltip, yazıyla değer gösteren bölüme de tek seferde “y.kırk sekizbin Tük lır” ibaresini yazıp bu bedel üzerinden icra takibi yapmak suretiyle resmi evrakta sahtecilik ve kamu kurumunu araç olarak kullanarak dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işledikleri iddia olunan olayda;
Katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak ;
Dosya kapsamında mevcut 28.03.2013 tarihli bilirkişi raporunda senet bedeli üzerinde tahrif yapmak suretiyle senet bedelinin yükseltilmesinin “muhtemel” olduğu yönündeki tespit, keza katılan vekilinin temyiz dilekçesi ekinde ibraz etmiş olduğu ve …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/182 numaralı dosyası kapsamında aldırıldığı ifade edilen bilirkişi raporunda da bahse konu eklentinin yapılmış olmasının “mümkün ve kabule şayan” olduğu yönündeki tespiti karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle bu konuda kesin bir tespit yapılabilmesi maksadıyla senet aslının Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi’ne gönderilerek senetteki imza ve yazılar ile senette var olduğu iddia edilen eklentilerin aidiyetinin ve eklenti olup olmadığı hususunda bilirkişi raporu aldırılması, raporun neticesine ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.