Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/11668 E. 2016/10881 K. 19.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 09:25
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11668
KARAR NO : 2016/10881
KARAR TARİHİ : 19.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 53 maddeleri gereğince 1 yıl hapis cezası ve 2.000 TL adli para cezası.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde şikayetçi ...'nin ödeme merkezi işleten sanığa kredi kartını borcunu ödemesi için verilen parayı almasına rağmen ödemeyi yapmayarak hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
1- Sanık savunmasında ödeme merkezi işletmediğini, şikayetçinin kardeşi Sevgi'nin iş yerinden kontür aldığını, şikayetçinin kredi kartının bu şekilde kullanıldığını ifade etmesi karşısında gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; öncelikle sanığın beyanında ismi geçen şikayetçinin kardeşi Sevgi Bıyık'ın tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak sanığın beyanında belirtilen hususların sorulması ile toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2- Kabule göre de;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 100 gün olarak tayin edilmesi,
b-TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,19.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.