Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/11743 E. 2016/11044 K. 22.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 10:40
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/11743
KARAR NO : 2016/11044
KARAR TARİHİ : 22.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 52, 53 ve 58. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde mağdur ...'in iş yerine gelip, kendisini doktor .... olarak tanıtıp, kiraladığı eve perde yaptıracağını söyleyerek işyerinden ayrıldığı, aynı gün akşam mağduru arayarak ölçü alınması için evine yakın olan Şehir Kulübü isimli yere çağırdığı, restaurantta otururken sanığın arkadaşını arayacağını söyleyerek mağdurdan telefonunu istediği, sonrasında telefonu alıp arama bahanesiyle dışarı çıktığı ve geri dönmediği, sanığın bu surette hileli eylemlerle haksız menfaat temin ettiği, sanığın ikrar içeren savunması, mağdur beyanı, teşhis tutanağı ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş olup, sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturacağına yönelik tebliğnamedeki görüşe, hileli eylemlerle mağdurun cep telefonunun alınmış olması nedeni ile iştirak edilmemiştir.
Yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan suç vasfına ve sübutuna ilişkin kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22/12/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.