Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/1222 E. 2015/371 K. 06.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1222
KARAR NO : 2015/371
KARAR TARİHİ : 06.04.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kururluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; …nın sosyal güvenlik kurumundan emekli maaşı almaktayken 10/10/2009 tarihinde hayatını kaybettiği, ölümünden sonra söz konusu ölüm olayının müşteki kurum kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle 25/10/2009 tarihi ile 24/11/2009 tarihleri arasına ait emekli maaşının banka hesabına yattığı, ölenin oğlu ve eşi olan sanıkların bu durumdan istifade ile 26/10/2009 tarihinde hesaba yatan ve hak edilmeyen 617,00 TL’yi bankamatik kartıyla bankadan çektikleri, durumun müşteki kurumca fark edilmesiyle yapılan ihtar sonucu sanıkların yasal faiziyle birlikte kuruma ödediği iddia edilen olayda, eylemin bir ayla sınırlı kalması, …’nın bir iki defa haksız para çekmelerin sanıkların suç kastı ile hareket etmediklerine ilişkin
genelgesi, sanıkların savunmalarında ölenin aylığını bilmeden ve bu maaşı almalarının hakları olduğu düşünce ve kastı ile bu parayı çektiklerini beyan etmeleri, SGK kurumunun kamu zararı olan 617 TL’yi de derhal ödeyerek kamu kurumunun zararını gidermiş olmaları da gözetilerek, sanıkların dolandırıcılık kastı ile hareket ettiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmaması nedenleriyle kasıt yokluğundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 06/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.