YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/13999
KARAR NO : 2015/5313
KARAR TARİHİ : 19.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal, hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık ve suça sürüklenen çocuğun, katılana ait motosiklette bulunan benzini çalmak için katılanın iş yerinin de bulunduğu pasaja geldikleri, motosikletten benzin doldurmakta iken benzinin dolup dolmadığını görmek amacıyla çakmakla bakmak isterlerken, benzinin alev alması sonucu motosikletin yandığı, bu şekilde sanık ve suça sürüklenen çocuğun mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunu işledikleri kabul olunan somut olayda;
1- Sanık ve suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde katılana ait motosiklette bulunan benzini çalmak isterken yangın çıkması nedeniyle eylemlerinin teşebbüs aşamasında kalmasının anlaşılması karşısında eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan TCK 142/1-b maddesinde belirtilen bina dahilinde bulunan mal hakkında hırsızlığa teşebbüs ve olası kasıtla yakarak mala zarar verme suçlarından hüküm kurulması gerekirken, hırsızlıktan hüküm kurulmayıp eylemin sadece mala zarar verme suçunu oluşturduğu belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan açılmış bir dava bulunmadığı gözetilmeden işyeri dokunulmazlığı suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
3- Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
1- Konut dokunulmazlığını bozma suçunun işlenmesi nedeniyle doğmuş bir zarar olmadığı halde, hürriyeti bağlayıcı ceza TCK 50/1-b maddesi uyarınca seçenek yaptırımı tedbirine çevrilmesine ve bu nedenle ” 1250 TL adli para cezası ile cezalandırılması ” şeklinde uygulanması,
2- Hüküm fıkrasında sanık ve suça sürüklenen çocuğun katılanın zararını giderdiklerinin yazılı olduğu, ancak gerekçede ise katılanın zararını gidermediklerini belirtmek suretiyle gerekçeli kararda çelişki olması,
3- TCK’nın 152/2-a-son maddesinde yer alan “verilecek ceza iki katına kadar artırılır” fıkrasındaki “iki” ibaresinin, hükümden sonra, 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 65. maddesiyle “bir” şeklinde değiştirilmiş olmakla mahkemece bu hususta yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.