YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/1604
KARAR NO : 2015/373
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, failin kendisinin veya başkasının yararına olarak zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması veya bu devir olgusunu inkar etmesi gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; sanığın bir telefon görüşmesi yapmak için mağdurdan aldığı telefonu iade etmediğinin iddia ve kabul olunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 Esas, 2012/229 Sayılı kararında da belirtildiği üzere, zilyetliğin devri söz konusu olmadığından eylemin hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine, 06/04/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.