YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/16735
KARAR NO : 2015/4562
KARAR TARİHİ : 01.10.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik 20.12.2011 (özel belgede sahtecilik)
HÜKÜM : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, özel belgede sahtecilik suçundan düşme
Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü;
Avukat olan sanığın, tazminat davası sonunda hükmedilip davalıdan tahsil ettiği müvekkil katılana ait paranın bir bölümünü makul sürede katılana ödememek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma ve savcılık makamına ilgili soruşturma kapsamında ibraname başlıklı sahte belge sunmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
1- Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun gerektirdiği cezanın miktar ve nev’i nazara alınarak, suç tarihi itibariyle tabi olduğu 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesine göre hesaplanan beş yıllık asli dava zamanaşımının, 02.07.2001 tarihinden, hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2- Özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme gelince;
Avukat olan sanığın hakkında yürütülen ceza soruşturması kapsamında içeriği tahrif edilmiş ibraname başlıklı, tanzim tarihi 21.06.2001 olarak yazılmış bulunan sahte belgeyi savcılık makamına verdiği anlaşıldığından özel belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafii ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Avukat olan sanığın, sahte olduğu kabul edilen belgeyi soruşturma dosyasına 20.12.2011 tarihinde sunarak kullandığının iddia edilmesi karşısında, suç tarihinin sahte belgenin kullanıldığı tarih olduğu ve dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmediği gözetilip, tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii ve katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.