Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/20543 E. 2016/2002 K. 25.02.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 15.12.2023 10:20
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20543
KARAR NO : 2016/2002
KARAR TARİHİ : 25.02.2016
Resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından sanık ...’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 158/1-f ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis, 3 yıl hapis ve 97.460,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli ve 2009/349 esas, 2012/368 sayılı karar aleyhine ...Bakanlığınca verilen 23.10.2015 gün ve 21958/69518 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/11/2015 gün ve 2015/360490 sayılı yazısıyla dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteminde;
Dosya kapsamına göre, sanığın müşteki ...Tekstil şirketinin yetkilisi ...'ten aldığı tekstil malzemesi karşılığında kendisine mal teslimi yapan müşteki şirket çalışanı...ye verdiği suça konu ...Bankası'na ait 25.000,00 Türk lirası ve 23.736,00 Türk lirası bedelli çeklerin sahte çıkması üzerine alınan savunmasında çekleri ... Caddesi üzerinde konfeksiyon işi yapan ... isimli şahıstan aldığını savunmasına rağmen, sanıktan çekleri alan ...'nin tanık olarak alman beyanında sanığın çekleri yanında imzalayıp verdiğini beyan etmesi ve ... Caddesinde ... isimli kişiye ulaşılamaması nedeniyle sanığın savunmasına itibar edilmediği gerekçesiyle sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından mahkumiyetine karar verilmiş ise de suça konu çekler üzerinde yapılan imza ve yazı incelemesi sonucunda hazırlanan 10/06/2012 tarihli raporda çekin ön yüzünde bulunan el yazıları ile keşideci imzalarının sanığın eli ürünü olmadığının belirtilmesine rağmen, rapora karşı tanık beyanına itibar edilerek yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında uygulama birliğine ulaşılmasını sağlamak amacıyla olağanüstü bir denetim muhakemesi yolu olarak düzenlenen
kanun yararına bozma yasa yolunun dar kapsamlı bir yasa yolu olduğu ve her türlü hukuka aykırılığın kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 14/04/2015 tarihli 2013/12-529 Esas, 2015/106 Karar ve 05/05/2015 tarihli 2014/4-709 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi nedeniyle kesin hükmün otoritesinin bütünüyle zedelenmemesi amacıyla bu kanun yoluna başvurabilmek için hukuka aykırılık halinin ciddi boyutlara ulaşmasının gerektiği, hüküm ve kararlarda hiç gerekçe gösterilmemesi nedenine bağlı olarak kanun yararına bozma kanun yoluna başvurulabilecekken, delillerin takdir ve tercihinde hataya düşüldüğünden bahisle takdire müteallik konularda bu yola başvurulmasının, sözü edilen olağanüstü kanun yolunun amaç ve kapsamıyla bağdaşmayacağı, mahkemenin takdirine bağlı istekler ile uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvuruların kanun yararına bozma konusu yapılamayacağı anlaşılmakla, ... 4. Ağır Mahkemesinin 12/11/2012 tarihli ve 2009/349 Esas, 2012/368 Karar sayılı kararına yönelik ... Bakanlığı'nın kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, bu kısımla ilgili olarak kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 25/02/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.