Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/2242 E. 2015/4245 K. 17.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2242
KARAR NO : 2015/4245
KARAR TARİHİ : 17.09.2015

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyize gelmeyen sanıklardan …’ın, bir soruşturma nedeniyle eşi tutuklanan katılanı telefonla aradığı ve katılana kendisinin Başsavcısının katibi olduğunu, isminin … olduğunu, eşinin dosyası ile ilgilendiklerini, dosyayı avukat olarak …’ın takip edeceğini, masraflar için temyize gelmeyen diğer sanık …’ın … şubesindeki hesabına 1.000 TL havale gönderilmesini istediği, katılanın da istenilen bu parayı 18.01.2010 tarihinde havale ettiği, sanık …’ın kısa bir zaman sonra tekrar katılanı arayarak masraflar için 2.500 TL daha gerektiğini ve bu paranın sanık …’nin … hesabına havale gönderilmesini istediği, katılanın istenilen 2.500 TL’yi de 20.01.2010 tarihinde sanık …’nin adına havale ettiği ve sanık …’nin havale edilen parayı … Fındıkzade şubesinden çektiği ve dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
Sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a-Sanığın, temyize gelmeyen diğer sanıklarla birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde katılandan tutuklu eşinin dosyası ile ilgilenecekleri ve eşinin tahliyesini sağlayacakları vaadiyle aldatarak 18.01.2010 tarihinde 1.000 TL, 20.01.2010 tarihinde ise 2.500 TL’yi almak şeklindeki eylemlerinin TCK’nın 157/1 maddesindeki basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı halde suç vasfında ve değerlendirme de yanılğıya düşülürek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.