YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/250
KARAR NO : 2015/1147
KARAR TARİHİ : 04.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
.. İletişim Turkcell Ekstra Mağazası’nda mağaza müdürü olarak çalıştığı anlaşılan sanığın telefon faturaları tahsilatları ile ilgili Turkcell adına emaneten pos cihazı ile toplanan ve Turkcell kontör satışlarından tahsil edilen parayı süresinde bankaya yatırmadığı ve bu şekilde şirketi zarara uğrattığı keza pos cihazının arızalı olduğundan bahisle müşterilerden elden topladığı paralara ilişkin olarak kasaya giriş yapmayarak, müşterilerin faturalarını ödemediği, ayrıca bir kısım vadeli cep telefonu satışlarından tahsil edilen parayı kasaya giriş yapmayarak şirketi zarara uğrattığının iddia edildiği olayda, aşamalarda tutarlılık gösteren katılan beyanları, bilirkişi raporunda yer alan tespit ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, zincirleme biçimde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli
para cezasının alt sınırın üzerinde 30 gün olarak tayin edilmesi, öte yandan TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “30 TAM GÜN”, “37 GÜN”, “30 TAM GÜN” ve “600 TL.” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “6 GÜN”, “5 GÜN” ve “100 TL” ibarelerinin eklenmesi; ayrıca hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılıp yerine, “TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkilerinin koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.