Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/2792 E. 2015/4599 K. 01.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2792
KARAR NO : 2015/4599
KARAR TARİHİ : 01.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılığa teşebbüs, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Oluşa, tutanaklara, kriminal rapora, şikayetçinin beyanlarına, sanığın ikrar içeren savcılık aşamasındaki beyanlarına ve tüm dosya kapsamına göre; hesabına para yatırmak amacıyla bankada sıra bekleyen şikayetçinin yanına gelip isminin … olduğunu ve bankada görevli olduğunu söyleyip şikayetçiden işlem yapacağım diyerek kimliğini alan ve yatırılacak parayı isteyen ancak şikayetçinin olaydan kuşkulanması üzerine güvenlik güçlerince yakalanan sanığın eylemlerinin, dolandırıcılığa teşebbüs suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan kurulan hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın kendisi hakkındaki dolandırıcılığa teşebbüs suçundan soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla …’a ait kimlik bilgilerini vererek … adına tutanak düzenlenmesini sağladığı
anlaşıldığından, …’ın gerçekte var olan bir kişi olup olmadığı araştırılarak gerçekte var olduğunun belirlenmesi halinde başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanmak suçundan TCK’nın 268/1 maddesinin yollamasıyla TCK’nın 267/1. maddesi uyarınca cezalandırılması, gerçekte … isimli kişinin olmadığının belirlenmesi halinde ise TCK’nın 206/1 maddesi uyarınca resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçundan cezalandırılması gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son madde hükmü uyarınca sonuç ceza miktarı itibariyle sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 01/10/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.