YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2983
KARAR NO : 2015/4838
KARAR TARİHİ : 07.10.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan …’in, diğer katılan … Bank Türkiye temsilcisi, sanığın da …’in şoförü olduğu, … Bank temsilciliğinin … Bankası … Şubesinde iki hesabı bulunduğu, bu hesaplardan, 26.07.2007 tarihinde düzenlenen Ticari Müşteri Sözleşmesinin Faks Talimatı ile İşlem Yapılması Hükümlerini düzenleyen 77 ve 78. maddeleri gereği, hesaplardan faks ile işlem yapılması istediğinde, katılan temsilcilik tarafından faks talimatı hazırlanıp bankaya fakslandığı, elden tahsil için de sanığın görevlendirildiği ve işlemlerin beş yıldır bu şekilde sürdürüldüğü, sanığın, 03.09.2010 – 08.09.2010 tarihleri arasında, bayram tatili nedeniyle izinde olan personelin olmadığı zaman diliminde, ofiste bulunan eski faks talimatlarından istifade ederek, 5 ayrı faks talimatı hazırlayarak bankaya faksladığı, sanığın göndermiş olduğu faks talimatları ile işlem yapılarak sanığa ödemelerin gerçekleştirildiğinin banka kayıtları ile sabit olduğu, sanığın böylelikle katılanın yetkilisi olduğu … Bank hesabından 47.000 USD (Amerikan Dolarını) kendi menfaatinde kullandığı anlaşıldığından özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
Suça konu sahteliği iddia edilen faks talimatlarının asıllarının ele geçirilememiş olması ve bu nedenle iğfal kaabiliyeti bulunup bulunmadığının tespit edilememesi ve katılanın bankaya ödeme konusunda talimat vermediğini ve ibraz edilen talimatların sahte olduğunu iddia etmesi karşısında; eylemin bankaya karşı TCK’nın 158/1-f maddede yazılı dolandırıcılık suçu oluşturacağı ve bu nedenle davanın bankaya ihbar edilip buna ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’n 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’ nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMK’nın 326/son maddesi hükmü uyarınca ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkınının saklı tutulmasına 07/10/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.