YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5146
KARAR NO : 2015/5010
KARAR TARİHİ : 12.10.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık …’in katılanın … ilçesinde bulunan mobilya mağazasına giderek alış veriş yaptığı, yapılan bu alış veriş karşılığında 10.12.2006 keşide tarihli, 7.000 TL bedelli ve keşidecisi … San. olan çeki, mobilya eşyalarının teslim edildiği …’de temyiz dışı sanık … tarafından verildiği, verilen çekin sahte olduğu, bu şekilde sanığın iştirak etmek suretiyle tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1-Sanığın eyleminin TCK 158/1-f-son maddesinde belirtilen banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu halde, yazılı şekilde suç vasfında yanılgıya düşülerek TCK 158/1-h maddesinde düzenlenen tacir, şirket yöneticileri ve kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan hüküm kurulması,
2- Kabule göre de ;
a) Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK 53/1-c bendinde yer alan hak yoksunluğunun kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden uygulanamayacağının gözetilmemesi,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi Kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 90 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine 12.10.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.