Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/5525 E. 2016/1881 K. 24.02.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 15.12.2023 07:56


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5525
KARAR NO : 2016/1881
KARAR TARİHİ : 24.02.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 52/2-4 ve 53 maddeleri gereğince 1 yıl 6 ay hapis ve 6.000 TL adli para cezası ile mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Çikolata imalathanesi işleten sanığın işlerinin iyi gitmemesi nedeni ile borçlarını ödeyememesi ve toptancılardan mal alamaması üzerine, iş yerinde çalışan katılan ile görüşerek iş yerinin kapanmaması ve kendisinin işsiz kalmaması için, para ve katılanın borçlu olduğu gösterir senetler vermesini, bunlarla toptancılardan mal alacağını ve üretim yapıp borcunu ödeyeceğini, böylelikle iş yerinin kapanmayacağını, katılanında işsiz kalmayacağını söyleyerek katılanı ikna ederek para ve katılanın borçlu gösterir senetler aldığı, bu senetleri mal aldığı toptancılara verdiği, ancak baştan beri borçlarını ödeyemeyeceğini ve imalathanenin kapatılmasını engelleyemeyeceğini bildiği ve bu amaçla da her hangi bir gayrette bulunmadığı halde, katılanı bu konuda kandırmak suretiyle para ve senetleri aldığı, daha sonra da bu senetlerin ödemesini yapmaması nedeni ile katılanın icra takiplerine maruz kaldığı, sanığın bu surette hileli eylemlerle haksız menfaat temin etmek suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda,
Sanığın, borçları nedeni ile toptancılardan mal alamaması üzerine, bu durumdan bilgisi olan ve iş yerinin açık kalmasını isteyen katılanın kendi rızası ile kendisini borçlu gösterir senetleri imzalayarak katılana verdiği, katılanın da bu senetler karşılığında mal aldığı, ancak daha sonra bu senetlerin sanık tarafından ödenmediği ve bu nedenle katılan aleyhine icra takiplerinin başladığının anlaşılması karşısında, katılanın iş yerinin devamı amacı ile bir nevi sanığa güvenerek kredi mahiyetinde kullanabilmesi için senetler verdiği, bu senetleri verirken de iş yerinin mal alamaz halde olduğunu kendisinin de bildiği, dolayısıyla sanığın ekonomik durumu gizleyen ve hile boyutuna ulaşan herhangi bir eyleminin olmadığı, bu hususun katılanın beyanı ile iş yerinde çalışan ve tanık olarak dinlenen diğer kişilerin beyanları ile de sabit olduğu, aralarında özel hukuktan kaynaklanan hukuki ihtilaf mahiyetinde anlaşmazlık olduğu anlaşıldığından, unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden dosya kapsamına uygun olmayan yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/02/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.