YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5858
KARAR NO : 2016/2802
KARAR TARİHİ : 14.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK’nın 157/1, 62, 52, 52/2 maddeleri uyarınca 10 ay erteli hapis ve 10.000 TL adli para cezası, 3 yıl denetim süresi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü :
Sanık ve katılanın olay tarihinden önce birbirlerini tanıdıkları, olay tarihinde katılanın Vakıf Bankasında bulunduğu esnada, sanığın katılanın yanına gelerek hazineden 20.000 TL alacağı bulunduğunu, ancak 2000 TL vergi borcunun bulunması nedeniyle bu parayı çekemediğini ifade ettiği ve sanığın katılandan para istediği, bu beyana inanan katılanın, sanığa yardımcı olmak amacıyla teklifi kabul ettiği, birlikte eve gittikleri ve katılanın evden 6000 TL para alarak sanığa verdiği, daha sonra sanık ve katılanın bir banka önünde indiği, daha sonra sanığın geri geldiği ve birlikte bir parka gittikleri, sanığın parkta bulunduğu esnada katılana “ben camiye bir namaz kılıp geleyim” dediği ve katılanın yanından ayrıldığı ve bir daha geri dönmediği, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda, katılan anlatımı, tanık beyanı, teşhis tutanakları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabülünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi kanun koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 600 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “600 GÜN”, “500 GÜN” ve “10.000 TL” ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 14.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.