Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/6058 E. 2016/4113 K. 06.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6058
KARAR NO : 2016/4113
KARAR TARİHİ : 06.04.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan …’ın müracaatıyla sanık …’dan 24.08.1991 tarihinde senet karşılığında 4000.00 Alman Markı borç aldığını ve bu parayı 1991 yılında ödediğini, bunun üzerine sanığın senedi yırtıp çöpe attığını, ancak 20.12.2010 tarihinde kardeşi sanık … adına düzenlenmiş senedi tebliğ aldığını, yapılan değişikliği araştırdığında gözünün önünde yırtılıp çöpe atılan senedin kendi adına düzenlenmiş senet olmadığını, başka bir senedin yırtıldığını anladığını, borcu ödediği halde tekrar adına aynı senetle borç çıkartan sanıkların kendisi aleyhine …1. İcra Dairesinin 2010/5839 sayılı dosyası üzerinden icra takibine başladıklarını, icra dosyasında sanıklardan …’ın alacaklı, kendisinin borçlu olduğu 15.01.2008 keşide tarihli 15.12.2010 vade tarihli 30.000 bin Amerikan Doları miktarının kefilinin … olduğunu, bono üzerinden yürütülen icra takibinin derdest olduğunu, yürütülen takip dosyasındaki bononun kefili katılan …’in, katılanın kayınbiraderi ve dayısının oğlu olduğunu, 1991 yılında katılanın … isimli şahıstan 4000 Dolar borç alıp karşılığında iki tane boş senedi borçlu olarak imzaladığını, kendisinin de kefil olarak imzaladığını, kendisine gösterilen senedin kefil kısmındaki isminin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, ancak bunun gibi bir senet daha imzaladığını, katılan ile birlikte senetleri imzalarken boş olduğunu, içeriklerinin daha sonra doldurulmuş olduğunu, katılanın almış olduğu 4000 Doları …’a ödeyip ödemediğini bilmediğini beyan ettiği, böylelikle sanıkların bu şekilde bedelsiz senedi kullanma suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda; katılanların
sanıklar aleyhinde hukuk mahkemesinde açtığı bir menfi tespit davası bulunmadığı anlaşıldığından, böyle bir davanın bulunmadığı hallerde senedin bedelsiz kalıp kalmadığının Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 24/03/1989 gün ve 1/2 sayılı kararında da belirtildiği gibi HUMK’nın 288 vd. maddelerinde düzenlenen senetle ispat zorunluluğu hükümleri uyarınca değerlendirilmesi gerektiğinden ve dosya içinde senetle ispata dair delil bulunmadığı ve katılanların bir mi iki mi senet imzalandığı hususu yönünde birbirleriyle çelişkili beyanlarda bulundukları anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan … vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 06/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.