YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7317
KARAR NO : 2016/2302
KARAR TARİHİ : 02.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık ( Değişen suç vasfına göre göre hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık)
HÜKÜM : Sanıklar hakkında TCK’nın 159/1, 35/2, 62, 50/1-a, 52
53 maddeleri gereği 2.240 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanıkların birlikte hareket ederek, katılandan kiraladıkları iş yerine yaptıkları masrafları geri almak amacıyla, gerçek bir alacak-borç ilişkisine dayanmayan senet tanzim edip bu senedi ciro ederek sanık … adına takibe koydukları, haciz işlemi sırasında sanıklar … ve …’in, katılanın iş yerinde bulunup gelen haciz memurlarına iş yeri kendilerine aitmiş gibi davrandıkları, bu şekilde katılanın iş yerinde haciz işlemi yapılmasını sağladıklarının iddia ve kabul edildiği olayda;
1-Sanıklardan… ve …’e ait şirketin, katılana ait işyerini 3 yıllığına bilgisayar ticareti yapmak üzere kiraladığı, ancak mağazayı açamayıp faaliyet gösteremedikleri, kiralananı boş olarak katılana teslim ettikleri sonrasında sanıklardan …in katılana ortak olup bilgisayar mağazasını birlikte açma teklifini kabul eden katılan ile birlikte … Ltd.Şti isimli şirketin aynı adreste kurulduğu bu şirketin de herhangi bir ticari faaliyet göstermediği ve 15/09/2008 tarihli satış sözleşmesi ile 5 adet fatura ile satın alınıp kayıtlara geçen tüm malların katılana 40.000 YTL.bedelle satıldığı, …şirketinin adres değişikliği yaptığı, katılanın bu kez kendisi adına …Ltd. Şti’ni kurduğu ve kendi işyerinde faaliyete başladığı, sanıklardan …in alacaklı, … ve önceden katılanın işyerini kiralayan… Elektronik şirketinin borçlu gösterildiği gerçek bir alacak ve borç ilişkisine dayanmayan senet tanzim eden sanıkların bu senedi icra takibine konu ettikleri bu şekilde katılanın mağazasında menkul haczi ve muhafazası yapılmasına sebebiyet vererek zarara uğratma şeklinde gerçekleşen eylemlerinin TCK’nun 158/1-d-h maddelerinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek hukuki bir ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla dolandırıcılık suçundan hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini,
2-Kabule göre de;
a- Seçimlik cezalardan hapis cezasının tercih edilmesi halinde, artık bu cezanın adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi,
b- 1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.