Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/7520 E. 2016/5170 K. 25.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7520
KARAR NO : 2016/5170
KARAR TARİHİ : 25.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
1-Nitelikli dolandırıcılık suçundan, TCK’nın 158/1-f-son, 62/1, 52/2, 4, 53 maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 250.680 TL adli para cezası
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan, TCK’nın 204/1, 62/1, 53 maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın yetkilisi olmadığı halde, Soyhanlar gıda şirketinin çek hesabına ait suça konu 25/08/2007 tarihli ve 150.405 TL bedelli çeki keşide edip yaptığı ticari alışveriş karşılığı katılana vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve banka aracı kılınarak nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1- Resmi belgede sahtecilik suçu yönünden yapılan incelemede;
Resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden yapılan incelemede;
Katılanın ” sanıktan daha önceden mal talebinden bulunmuştuk buna karşılık önden çek veriyorduk. Ancak kendisi taleplerimizi yerine getirmedi. Çeklerimiz onda kaldı. Bu şekilde biriken borcuna karşılık söz konusu çeki tarafıma keşide ederek verdi” şeklinde beyanları karşısında suça konu çekin sanık tarafından daha önceden doğmuş olan borç nedeniyle verildiği anlaşılmakla ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/03/1998 gün ve 6/8–69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya
borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.