YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7526
KARAR NO : 2016/2890
KARAR TARİHİ : 15.03.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan; TCK’nın 204/1, 62/1, 53 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası, nitelikli dolandırıcılık suçundan; 158/1-d, 35, 62/1, 52, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ve 7.500 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin senedin icra takibinde kullanıldığı tarih olan 06/02/2008 yerine “2007”olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığın bir dönem ortak nakliyat işi yaptığı şikayetçinin borçlu, kendisinin ise alacaklı olduğu 200.000 TL bedelli senedi şikayetçinin imzasını taklit etmek suretiyle sahte olarak tanzim edip icra takibine koyarak tahsil etmeye çalışmak suretiyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1-Mevcut bilirkişi raporlarında suça konu senedin aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin bir belirlemenin yapılmamış olması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; senedin getirtilerek incelendikten sonra aldatma kabiliyetinin olup olmadığına ilişkin inceleme yapılarak, keyfiyetin denetime elverişli şekilde duruşma tutanağına geçirilmesi, gerekli görüldüğü takdirde bu hususta bilirkişi raporu alınması ve toplanan tüm delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
a)Nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurken, TCK’nın 158/1-d maddesine göre üst sınırdan ceza tayin edilmediği halde, eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle TCK’nın 35. maddesine göre indirim yapılırken, sanığın yaptığı icra takibinin itiraz üzerine durmuş olması, haciz işleminin yapılmamış olması nazara alınarak hakkaniyet ölçüsünde bir indirim yapılması gerekirken alt hadden indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2015/85 sayılı iptal kararı nazara alınarak TCK’nın 53. maddesi ile ilgili uygulamanın yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan” yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/03/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.