YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7835
KARAR NO : 2016/5729
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK’nın 155/2, 62, 51/1-3-7 maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile mahkumiyet, erteleme.
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Karar başlığında katılan …’nin müşteki olarak gösterilmesi ayrıca suç yeri, suç ve karar tarihlerinin gösterilmemesi mahallinde giderilebilir eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Katılanlar … ve …’ye ait … Ltd. Şti’nde araç sürücüsü olan sanığın, …’deki merkeze teslim etmek üzere aldığı kargo yüklerini alıcıya teslim etmeyerek hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia olunduğu olayda;
Sanığın savunması, katılanların beyanları, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın kendisine teslim edilen malları, alıcısına teslim etmeyerek kendisinde alıkoyduğu anlaşılmakla, sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik sair görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
1-Sanığın çalışmış olduğu şirkete duyulan güven nedeniyle teslim edilen birçok müşteriye ait değerli eşyaların da bulunduğu kargoları teslim etmemesi nedeniyle katılanları yüksek miktarda zarara sokması karşısında, mahkemece dayanılan gerekçelere göre, temel hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK’nın 3. ve 61. maddesinde sayılan cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçütler esas alınarak takdirin kullanılmasıyla alt ve üst sınırlar arasında bir belirleme yapılması gerekirken, hak ve nesafet kuralları ile orantılılık ilkesine aykırı olarak hapis ve adli para cezalarının alt sınırdan tayini,
2-Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddeleri gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar yararına karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesinin 13/son madde ve fıkrası uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.