Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/7854 E. 2016/4886 K. 19.04.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/7854
KARAR NO : 2016/4886
KARAR TARİHİ : 19.04.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın katılan şirkette satış temsilcisi olduğu ve müşterilerden para tahsil yetkisine sahip bulunduğu, bu kapsamda aldığı paralardan bir kısmını şirketin kasasına aktarmak yerine uhdesinde tutarak söz konusu suçu işlediği iddia edilen olayda,
1)Sanığın aşamalarda tahsil ettiği paraları şirketin muhasebe birimine verdiğini ve onların müşteri adına katılan firmaya yatırmalarının gerektiğini, muhasebe birimine teslim sırasında herhangi bir teslim fişi almadığını, uygulamada da teslim fişi alınmadığını savunduğu, katılanın ise elden alınan paraların muhasebe servisine verilişinde teslim fişinin alındığını ve yazılılığın esas olduğunu belirttiği, bilirkişi raporunda ise sanığın tahsil ettiği paraları yazılı bir dayanağı olmaksızın teslim aldığının belirtilmiş olması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması açısından söz konusu dönemde sanıkla birlikte çalışan satış temsilcilerinin ve muhasebe birimindeki görevlilerin tanık sıfatı ile beyanlarına başvurularak elden para tahsilatındaki işleyiş ile ilgili detaylı beyanlarının alınması ve uygulamada teslim fişi verilip verilmediğinin araştırılması, buna dair belgeler varsa istenilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyet kararı kurulması,
2)Kabule göre de; TCK’nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren
08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğu ve TCK’nın 53/3. maddesine göre, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen sanık hakkında aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde belirtilen sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkından, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksun bırakılmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/04/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.