Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/8020 E. 2016/4812 K. 19.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 14.12.2023 21:42
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8020
KARAR NO : 2016/4812
KARAR TARİHİ : 19.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 43, 62, 52/2, 53 maddeleri gereğince 2 ay 15 gün hapis ve 260 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın yetkilisi olduğu ... Ticaret Limited Şirketi ile arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmamasına rağmen katılanın yetkilisi olduğu şirketin borçlu, kendisinin de alacaklı olarak gösterildiği 15.02.2008 tanzim, 15/04/2008 ödeme tarihli, 2.000 TL bedelli olan ve tüm dosya kapsamına göre sahte oluşturulduğu tespit olunan senedi bir şekilde ele geçirdikten sonra söz konusu senede istinaden şirket aleyhine kambiyo senetlerine özgü takip yoluna başvurmak suretiyle kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın katılanın yetkilisi olduğu şirket aleyhine aynı şekilde 15/03/2008 ödeme tarihli, 2.000 TL bedelli senet tanzim ederek icra takibi yapması üzerine bu eylemi nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/122 E sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı ve sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün Dairemizin 25/05/2015 tarihli ilamı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu kapsamda sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi bakımından söz konusu dava dosyasının bu dava dosyası arasına alınarak incelenmesi, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması kanaatine ulaşılması halinde kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan hüküm kurulurak, ... Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmiş cezasının bu süreden mahsubu ile kalan sürenin bu dava dosyası için sonuç ceza olarak hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeksizin eksik inceleme ile hatalı uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/04/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.