Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/8550 E. 2016/5024 K. 21.04.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 14.12.2023 19:30
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/8550
KARAR NO : 2016/5024
KARAR TARİHİ : 21.04.2016
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1-TCK'nın 158/1-f, 62/1, 52/2 ve 53 maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis ve 19.660 TL adli para cezası,
2-TCK'nın 204/1, 62/1 ve 53 maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, daha önce katılanın aracından çalınan çeki bir şekilde ele geçirip çekin ön yüzünü doldurup arka yüzüne ciranta olarak imza atıp şikâyetçi ...’a icra takibine konu olmuş borcuna karşılık vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda;
1-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın suça konu boş çeki unsurları tamam olacak biçimde doldurup kullandığı anlaşıldığından resmi belgede sahtecilik suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 E. 2015/85 K. sayılı iptal kararı doğrultusunda infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne gelince;
Sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık savunması ve şikâyetçi beyanında, suça konu çekin daha önce sanığın şikâyetçiye olan borcu nedeniyle yapılan icra takibi kapsamında icra borcuna mahsuben verildiği saptanmakla, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.3.1998 gün ve 6/8–69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmayacağı gözetilmeden yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.