YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/876
KARAR NO : 2015/2265
KARAR TARİHİ : 04.06.2015
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, resmi belgeyi gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulunun 29.12.2011 gün ve 2011/Bşk-42-42 Esas-Karar sayılı kararında belirlendiği gibi 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (a) bendinde; “Daireler arasında işbölümünün belirlenmesinde dava açılan belgedeki nitelendirme esas alınır. Açıklama ile sevk maddelerinin uyumsuz olduğu durumlarda, açıklamaya itibar edilir.”, (b) bendinde de; “Çeşitli suçlara ait davalarda, suçların en ağırını incelemeye yetkili olan daire görevlidir.” hükmüne yer verilmiştir.
Çeşitli suçlara ilişkin açılan davalardan cezası en ağır olanı saptanırken, hapis cezasının üst sınırı daha fazla olan daha ağır kabul edilmeli, üst sınırların eşit olması halinde bu kez alt sınırı daha fazla hapsi gerektiren suça ilişkin davanın daha ağır olduğu sonucuna varılmalıdır. Hapis cezası ile birlikte öngörülen adli para cezaları ise, her iki suça ilişkin hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının eşit olması halinde dikkate alınmalıdır.
İncelenen dosya içeriğine göre;
Sanığın Vergi Dairesinde şef olarak görevli olması nedeniyle temyiz incelemesine konu suçlardan iddianamede anlatılan “kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçunun cezası TCK’nın 204/2. maddesinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis; “nitelikli dolandırıcılık” suçunun cezası ise aynı Kanun’un 158/1.d-e maddesi uyarınca iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasından ibaret olduğu gözetildiğinde;
İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre, Yargıtay Kanunu’nun Değişik 14. maddesi gereğince temyiz incelemesi Yüksek (21.) Ceza Dairesi’nin görevi dahilinde olduğundan Dairemizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın ilgili Daireye gönderilmesine, 04.06.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.