Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/9015 E. 2016/6820 K. 30.05.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 14.12.2023 12:46
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9015
KARAR NO : 2016/6820
KARAR TARİHİ : 30.05.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak
HÜKÜM : TCK'nın 155/2, 62, 50/1-a ve 52/2-4 maddelerinin uygulanması ile 6.000,00 TL ve 80.00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Sanık müdafiinin temyiz talebine yönelik incelemede ;
Hükmün sanık müdafiince, 27/12/2013 tarihli süre tutum dilekçesi ile temyiz edilmiş olmasına karşın, sanığın 28.12.2013 tarihinde, sanık müdafiinin ise 30/12/2013 tarihli dilekçesi ile temyiz hakkından feragat ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesine yer olmadığına,
2-Katılan vekilinin temyiz talebine yönelik incelemede;
Suç tarihinde sanığın katılan kurumda dağıtım personeli olarak çalıştığı ve kendisine adreslerine teslim edilmek üzere verilen 2880 adet mektubu muhataplarına teslim etmek yerine Vakıf zeytinliğine atmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda,
Şikayetçi beyanı, tanık anlatımı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/250-13 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK’nın 231/6-c madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının, kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dâhil edilmemesi gerektiği anlaşılmakla; davaya konu olayda 5271 sayılı kanunun 231. maddesinde aranan somut bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilmeden" şikayetçinin zararını gidermediği” biçimindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.