YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/918
KARAR NO : 2015/153
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikâyetçi vekilinin 5271 sayılı CMK’nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu anlaşılarak aynı Kanun’un 237/2. maddesi uyarınca katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; sanığın ve müşteki vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş ancak; sanığın önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunması halinde zarar veya borç, kandırıcı nitelikteki davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı; somut olayda sanığın, yargılama konusu olan müşteki lehine borcunun karşılığı olarak 34 YKT 17 plakalı aracının üzerine noterde rehin sözleşmesi yaptıktan sonra bu rehin trafik kayıtlarına geçmeden aracını trafikte başka birisine satmaktan ibaret eyleminde sanığın eyleminin önceden doğmuş bir borç için yapılmış olması nedeniyle atılı dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünde hükmün bu sebepten 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/03/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.