Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/9314 E. 2016/9029 K. 25.10.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 06:18
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/9314
KARAR NO : 2016/9029
KARAR TARİHİ : 25.10.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 52/4, 51 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 3.320 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılan ile sanığın asker arkadaşı oldukları, sanığın katılanı arayarak "kendisinde bir miktar altın olduğunu, altınların abisi ...da bulunduğunu, abisinin akli dengesinin bozuk olduğunu, altınları mutlaka bir yere göstererek elden çıkartmak istediğini söylediği", bunun üzerine katılanın sanığa inanarak ...iline geldiği, sanıktan numune altın alarak... bir kuyumcuya gösterdiği ve gerçek olduğunu öğrendiği, aynı gün tekrar yaşadığı yere geri döndüğü, katılanın bir hafta sonra 10.000 TL para ile tekrar ...'ye geldiği ve sanıkla buluştuğu, sanığın katılandan 10.000 TL parayı aldıktan sonra "sen burada bekle, ben akli dengesi yerinde olmayan abimden altınları alıp geleceğim" diyerek katılanın yanından ayrıldığı, daha sonra da olay yerine bir daha geri gelmediği, bu suretle dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda;
Katılan ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın her aşamada atılı suçu kabul etmeyerek katılanı tanımadığını belirtmesi ve pişmanlık göstermemesi karşısında dosya kapsamıyla örtüşmeyecek şekilde pişmanlık gösterdiği gerekçesiyle cezanın ertelenmesine karar verilmesi,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 200 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 25/10/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.