Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2016/10344 E. 2016/9685 K. 15.11.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 11:47


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10344
KARAR NO : 2016/9685
KARAR TARİHİ : 15.11.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TCK'nın 151/1, 21/2, 62, 53 maddeleri gereği 1 ay 36 gün hapis cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan ...'ın yanında çoban olarak çalışan sanığın, katılana ait arpa ekili tarlaya hayvanları sokarak ekinlere zarar vermek suretiyle mala zarar verme suçunu işlediği iddia ve kabul olunan olayda;
1-)O yer Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
O yer Cumhuriyet savcısının, 04/11/2013 tarihinde verilen hükmü, 1412 sayılı CMUK'nın 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre geçtikten sonra 05/12/2013 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-)Üst Cumhuriyet savcısının temyiz taleplerinin incelenmesinde;
UYAP kayıtlarına göre, üst Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesini oluşturma, düzenleme ve imzalama tarihinin 04/12/2013 olması karşısında; temyiz talebinin, 1412 sayılı CMUK'nın 310/3 maddesinde belirlenen bir aylık süre içerisinde yapıldığı anlaşıldığından, üst Cumhuriyet savcısı yönünden süreden ret isteyen tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Katılan beyanı, tanık anlatımları ve diğer deliller nazara alındığında mala zarar verme suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın, gözetimi altındaki koyunları katılana ait tarlaya sokma eylemini bilerek ve isteyerek gerçekleştirmesi karşısında hakkında TCK'nın 21/2 maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığının gözetilmemesi,
2-Dosya kapsamı itibariyle tanık olarak beyanı alınan hayvanların sahibi olan ...'ın zararı gidermek amacıyla avukat ...'a 2.000 TL para verdiğini beyan etmesi karşısında, katılanın, tanık ...'ın ve avukat ...'ın bu hususta beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 168. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekirken bu doğrultudaki ara karardan vazgeçilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/11/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.