Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2016/4342 E. 2016/5398 K. 27.04.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 14.12.2023 21:12


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4342
KARAR NO : 2016/5398
KARAR TARİHİ : 27.04.2016

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevsizlik kararı ile nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet, hüküm kurulmasına yer olmadığına

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın şikayetçiye ait işyerinin muhasebe işlerini takip ettiği, işverenin bilgisi ve rızası olmaksızın bir çok kişiyi sigortalı olarak göstererek gerçeğe aykırı olarak çalışmadıkları halde çalışıyorlarmış gibi sistem üzerinden SGK Müdürlüğüne bildirdiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
1-Katılan kurum vekilinin “nitelikli dolandırıcılık” suçu için verilen “hüküm kurulmasına yer olmadığına” ilişkin hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde;
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılmış dava bulunmaması nedeniyle verilen hüküm kurulmasına yer olmadığı dair kararlar, CMK’nın 223. maddesinde öngörülen şekilde, davayı esastan sonuçlandıran kararlardan olmadığından ve bu nedenle temyizi olanaklı bulunmadığından, katılan vekilinin temyiz isteminin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükümlere yönelik yapılan temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanık tarafından sahte olarak düzenlenen suça konu işe giriş bildirgelerinin kuruma verilmek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunun işlendiğinin iddia edilmesi karşısında, eylemin TCK'nın 207/1 maddesinde düzenlenen özel belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararının uygulanması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.04.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.