Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2011/2929 E. 2012/1512 K. 29.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2929
KARAR NO : 2012/1512
KARAR TARİHİ : 29.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki kur’a çekimi ile ilgili genel kurul kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife üye olarak ödemesi gereken bedeli peşin olarak ödeyip anahtar teslimi bir adet daire satın aldığını, kendisine ilk tamamlanan 30 dairelik kısımda kur’a çekimi sonucunda daire verilmesini beklerken üyelikten çıkarıldığını öğrendiğini, açtığı dava sonucunda kooperatif üyesi olduğunun tespit edildiğini, ancak müvekkiline haber verilmeden ve kendisine yer verilmeden kur’a çekiminin yapıldığını, daire bedelini peşin ödeyen müvekkilinin eşitlik ilkesi gereğince diğer üyeler gibi kur’a çekimine katılmasında yasal zorunluluk bulunduğunu ileri sürerek, davalı kooperatifin yapmış olduğu Genel Kurul Kur’a çekiminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, iptali talep edilen kur’a çekiminin 2006 tarihli Genel Kurul Kararı’nda yapılmış bir kur’a çekimi olduğunu, Genel Kurul kararının iptali için bir aylık hak düşürücü sürede davacı tarafından dava açılmadığını, davacının kooperatife borçlu olduğunu, kooperaife üye kaydı yapılırken kendisinden sadece kat farkı alınmamasının kararlaştırıldığını, bunun dışındaki yükümlülüklerinden muaf tutulmadığını, ilk olarak ödemelerini tamamlayanların kur’aya dahil edildiklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, kooperatif anasözleşmesinin konutların ortaklara dağıtımı başlığı altında belirlenen 62.maddesinde “konutlar maliyet bedelleri kesinleştikten sonra veya temsilcilerinin katılımıyla noter önünde çekilecek kur’a ile dağıtılır. Ancak konutların ortaklara önceden dağıtılması halinde kur’aya başvurulmaz. Kur’anın yer ve zamanı en az 15 gün önce taahhütlü mektupla veya imza karşılığı ortaklara bildirilir” hükmüne; 63. maddesinde ise “ortağın bu anasözleşmenin 21.maddesi uyarınca yatırdığı paraların toplamı konutun kesin maliyet bedelinden indirilerek geri kalanın genel kurulca kararlaştırılan taksitlere bağlanır, bu taksitler için ortaklardan bono alınır” hükmüne yer verilmiş olmakla kur’a çekim tarihi itibari ile üye olan herkesin kur’a çekimine dahil edilmesi gerektiği, kooperatif anasözleşmesinde belirlenen bu hükümlere rağmen kura çekim tarihi itibari ile davacı ile birlikte bir kısım kooperatif üyesinin kur’a çekimine davet edilmedikleri gerekçesiyle davanın kabulü ile genel kurul kur’a çekimi kararının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, kur’a çekimi ile ilgili genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak karar verilmiş ise de, dava dilekçesinin talep bölümünde ” S.S. Tuba Yapı Kooperatifinin yapmış olduğu genel kurul kur’a çekiminin iptaline ” ibaresinin yer aldığı, mahkeme kararının hüküm bölümünde ” davanın kabulü ile kooperatif genel kurul kur’a çekiminin iptaline” şeklinde karar verildiği anlaşılmış olup dosyanın incelenmesinde kur’a çekimi ile ilgili alınmış bir genel kurul kararının mevcut bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda davacıdan dava dilekçesinde belirtmiş olduğu kur’a çekimine ilişkin Genel Kurul kararının tarih ve sayısının açıklattırılarak böyle bir genel kurul kararının bulunması halinde iddia ve savunma sebepleri de değerlendirilerek, Kanunu’na, davalı kooperatif anasözleşmesine ve objektif iyiniyet kurallarına aykırılık bulunup bulunmadığı, diğer anlatımla 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca davacının dava açma koşullarının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise kararın anılan yönlerden iptali gerekip gerekmediği yada yok hükmünde bir karar olup olmadığı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksiklikler tamamlanmadan, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2)Bozma neden ve şekline göre,davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle,davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün,davalı yararına BOZULMASINA, (2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle,diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 29.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.