Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2014/642 E. 2014/2274 K. 25.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/642
KARAR NO : 2014/2274
KARAR TARİHİ : 25.03.2014

MAHKEMESİ : İstanbul 2. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 24/04/2013
NUMARASI : 2013/615-2013/522

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı tarafça müvekkilinin iş yerlerine güvenlik sistemi kurulduğunu ve güvenlik hizmeti verildiğini, sözleşmenin feshinden sonra davalının tüm sistemi söküp götürdüğünü ve müvekkilinin ödeme yaptığı kredi kartından 4 aylık söküm bedelini haksız olarak tahsil ettiğini, haksız tahsil edilen miktarın istirdadı için İstanbul 8. İcra Müdürlüğü’nün 2013/124 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibine davalının vaki itirazının haksız olduğunu ileri sürerek, anılan takibe vaki itirazlarının iptali ile %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu ihtilafın taraflarının tacir olduğu, bu haliyle 4077 sayılı Yasa kapsamında olmayıp, Borçlar Kanunu çerçevesinde ve TTK hükümlerine göre genel mahkemelerde inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dava tarihinde yürürlükte olan 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartlarındandır ve aynı Kanun’un 115/2. maddesi uyarınca, mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Bu durumda, mahkemece, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan ve görevi dava şartı öngörmeyen 1086 sayılı HUMK’nın 7 ve 27. madde hükümlerine uygun olarak gerekçede ve hüküm fıkrasında, mahkemenin görevsizliğine ve dava dilekçesinin görev yönünden reddine ibarelerine yer verilmesi ve HMK’nın 297/2. maddesine de aykırı olarak hükmün sonuç bölümünde gerekçenin tekrarı doğru olmamış, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan, kararın, HUMK’nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilmek ve yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın, gerekçesi değiştirilerek ve hüküm fıkrasının 1 numaralı bendi hükümden çıkartılarak, yerine “6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/2 maddesi uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.