Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2016/6336 E. 2017/624 K. 28.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/6336
KARAR NO : 2017/624
KARAR TARİHİ : 28.02.2017

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında muhasebe müşavirlik ve denetim hizmetleri sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkilinin üstlendiği işlere karşılık fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu davalılar hakkında başlatılan icra takiplerinin borçluların haksız itirazları üzerine durdurulduğunu ileri sürerek, itirazların iptali ile icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili taraflar arasında ticaret ilişkisi bulunduğunu ancak müvekkillerinin bu ilişkiden kaynaklanan borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket yetkilisi olan … hakkında … 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2012/27 E. sayılı dosyasında davalı … Ltd. Şti.’ye ait defterleri teslim etmediğinden bahisle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ötürü mahkumiyet kararı verildiği, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2009/459 E. sayılı dosyada davalı … Ltd. Şti.’nin feshine karar verilerek tasfiye memurlarının atandığı, davalıların ticaret defterlerinde ihtilaf konusu faturaların kayıtlı olup olmadığının belirlenemediği, davacı tarafın takip konusu ettiği faturaların 2011 yılına ait olup müşavirlik hizmeti nedeniyle düzenlendiği, söz konusu faturaların davalı tarafa tebliğ hususunun subut bulmadığı, davacı tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğinde bulunmadığı ve 2011 yılında davalı taraflara dayanak sözleşmeye göre hizmet verildiği hususunun ve bu kapsamda takip konusu edilen 2011 yılına ait faturalara konu alacağa ilişkin taleplerin de subuta ermediği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.