Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/1489 E. 2020/1447 K. 03.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1489
KARAR NO : 2020/1447
KARAR TARİHİ : 03.03.2020

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki kooperatif yöneticilerinin sorumluluğu davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı kooperatif vekili Avukat … gelmiş, tebligata rağmen başka gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların müvekkili kooperatifin eski yöneticileri olduklarını, kooperatifin yönetiminde bulundukları dönemde usulsüz ve kooperatifin menfaatine aykırı işlemler yaparak kooperatifi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, şimdilik toplam 30.000 TL tazminatın davalılardan faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla birlikte dava değeri yükseltilmiştir.
Davalılar vekili, müvekkillerinin yönetimde oldukları dönemde gerçekleştirdikleri işlemleri ve eylemlerinin hukuka uygun olduğunu, kooperatifi zarara uğratmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Dairemizce eksik inceleme gerekçesiyle bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Kooperatif yöneticisi davalıların 2 adet bağımsız bölümü … Dur’a satıp bedelini almadıkları ancak …’in bu hisseleri 3. kişilere devrettiği ve bu kişilerin kooperatif tarafından üye kaydedildiği, hisse bedellerinin üyeliği devralan bu üyelerden tahsil edilebileceği bu aşamada henüz zarardan bahsetmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın 660 TL yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunmayan davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 03.03.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.