Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/1567 E. 2020/2796 K. 15.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1567
KARAR NO : 2020/2796
KARAR TARİHİ : 15.09.2020

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı şikayetin reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde şikayetçi vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Şikayetçi vekili, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün 2007/1364 sayılı dosyası üzerinden hazırlanan derece kararında satış bedelinin şikayet edilene ait dosya alacağı ile müvekkili vergi dairesi arasında paylaştırıldığını, haczedilen taşınmazın iki yıl içerisinde satışının istenmesi ve satış masraflarının yatırılması geretiğini, ilgili dosyada bir kısım satış avansları yatırılmışsa da bunların hacizli taşınmazın satışına ilişkin olmayıp, dosya borçlularından birinin menkul mallarının satımı için yatırıldığını, avans yatırılmadığı için uygun bir satış talebinden söz edilemeyeceğini, satış bedelinin tümünün müvekkili vergi dairesine ayrılması gerektiğini ileri sürerek derece kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Şikayet olunan vekili, iki yıl içinde satış istendiğini ve satış avansının dosyaya depo edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; şikayetin reddine dair verilen kararın dairemizin 13.03.2013 tarihli bozma ilamıyla; şikayet olunan tarafından menkul ve gayrimenkullerin satışının 10.03.2000 tarihinde talep edildiği ve satış avansının yatırıldığı, istemin, icra müdürünce şartların oluşmadığından bahisle reddine karar verildiği, şikayete tabi bu kararın şikayet olunan tarafından kaldırılması için İcra Mahkemesine başvurulmadığı, icra müdürü kararının bu şekilde kesinleşmesi nedeniyle, geçerli bir satış talebinin bulunmadığı gözetilmesi gerektiğinden bahisle bozulması üzerine mahkemece satış talebinin ret gerekçesinin dosyanın elde olmaması olup icra müdürü tarafından verilen ret kararının, hakkın özüne zarar verecek nitelikte yorumlanarak, şikayetçinin haczinin düşmesine neden olarak gösterilemeyeceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 16.02.2018 tarihli ve 2016/4 Esas, 2018/1 Karar sayılı kararı ile alacaklının yasal süresi içinde usulüne uygun olarak yaptığı satış talebinin icra müdürünce reddine ilişkin kararın, satışın o an yapılamayacağına ilişkin bir tespit niteliği taşıdığı ve ret kararı şikâyet yolu ile ortadan kaldırılmasa bile satış talebinin varlığını koruduğunun tabi bulunmasına göre, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince temyiz eden şikayetçiden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.