YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1906
KARAR NO : 2020/3098
KARAR TARİHİ : 19.10.2020
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müflis şirketin … A.Ş’den kullandığı kredi alacağının müvekkiline devredildiğini, genel kredi sözleşmesine istinaden borcun ödenmemesi sebebiyle hesapların kat edildiğini, bir kısım tahsilatların olduğunu, bakiye olarak 432.557,08 TL alacakları kaldığını, iflas masasına yaptıkları başvurunun 85. sıraya kaydedilerek alacağın kesinleşip kesinleşmediğinin belli olmaması ve kapak hesabı bulunmadığı ve ödeme olup olmadığının anlaşılamaması gerekçesi ile taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek belirtilen alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı iflas idaresi vekili; davacının alacağının kabul edilebilmesi için yargılama yapılması ve mahkeme kararı olması gerektiğini, iflas masasına başvurunun reddine ilişkin kararın haklı ve yerinde olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamında;hesap kat ihtarı tarihi itibariyle alacağın doğru hesaplandığı, bilirkişi raporuyla müflis şirketin 2009 yılında yaptığı ödemelerin ayrı ayrı borçtan düşülerek neticede iflas tarihi itibariyle 592.909,64 TL ödenmemiş borç tespit edildiği, dava talebi davacı tarafça ıslah edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda artırılmış ise de, 15 günlük hak düşürücü sürede açılması gereken bu davada bu süreden sonra ıslah yoluyla talebin artırılmasına hukuki geçerli sonuç bağlanmayacağından, kayıt kabul davalarının mahiyeti icabı davacının masaya başvuru talebi ile bağlı kalınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum olmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davalı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.10.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.