YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2355
KARAR NO : 2020/2760
KARAR TARİHİ : 14.09.2020
MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı, davalı kooperatif tarafından yapılan genel kurulun 6.maddesinde inşaat yapılmamış boş arazilere sosyal tesis yapılması konusunda tüm paydaşların rızası alınmadan yönetim kuruluna yetki verildiğini, alınan kararın mutlak butlan olarak geçersiz olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının üyeliğini dava dışı 3.kişiye dava açmadan sattığını, kooperatif üyesi olmadığından dolayı dava açamayacağını, aynı madde ile ilgili davacının daha önce dava açtığını ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini savunarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; dava konusu aynı genel kurul maddesine karşı açılan davalar sonucunda kesin hüküm olduğu, davacının kooperatif üyeliğini ve tapuyu işbu davayı açmadan önce dava dışı 3.kişiye devrettiği, davacının davacı sıfatı olmaması gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir
Kararı, davacı vekili istinaf kanun yoluna götürülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi incelemesi sonucu; Mahkemece davanın sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesinin yerinde olmadığı, ancak istinaf edenin davacı olması ve aleyhe karar verilemeyeceği ve hükmün sonucunu da değiştirmediğinden ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 14.09.2020 tarihinde kesin olarak oy birliği ile karar verildi.