Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2017/3157 E. 2020/3834 K. 25.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3157
KARAR NO : 2020/3834
KARAR TARİHİ : 25.11.2020

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 74.797,71 USD dolar ödeme ile Çin’den 514 kap 18.200,00 kg kumaş ithali ve 10.000,00 USD dolar ön ödeme ile 660 kap 17.000,00 kg kumaş ithal işlerinde davalıdan gümrük hizmeti aldığını, davalı şirketin gümrük işlerini süresinde yapmayarak emtianın vaktinde gümrükten çekilememesi nedeniyle malların müvekkilinin eline geçemediğini, Bakırköy Tasfiye İşletme Müdürlüğü tarafından malların tasfiye edilerek 3. kişiye satıldığını öğrendiklerini, davalı tarafından bilgilendirilmediği için bu ihalelere girilemediğini, davalı şirketin üstlendiği yetki ile tasfiye edilecek eşyalara ilişkin tüm işlemleri takip etme, tasfiye öncesi ve sonrası aşamalar hakkında davacıyı bilgilendirme ve menfaatleri koruma yükümlülüğü de olduğunu, zararı tam olarak tespit etmenin mümkün olmaması ve Tasfiye İşletmeleri Müdürlüğünden tasfiye bakiye bedellerinin ödenmesi de talep edildiğinden davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını ileri sürerek, şimdilik 2.000,00 TL zarar ile 2.000,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline iş takibi için verilen vekaletnamenin gümrük işlemlerini yapabilmesi için gerekli evraklar zamanında teslim edilmedikçe anlam ifade etmeyeceğini, davacının ithal ettiği malın taşıyıcısından taşıma bedelini ödeyerek alacağı ordino belgesinin 514 kap kumaş ithalinde hiç alamadığını, 660 kap kumaş ithalinde ise 8 ay gecikmeli aldığı belgeyi tasfiye ve ihale ilanından önce müvekkiline teslim edemediğini, malların tasfiye sürecine girmesinde davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin, davacının belgeleri temin edebilmesi için ek süre müracaatında dahi bulunduğunu, vekaletnamede müvekkilinin tasfiye sürecini takip etme görev ve yetkisi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında gümrük müşavirliği hizmetine dair vekalet ilişkisi bulunduğu, davacı tarafın yurt dışından ithal ettiği 660 kap bürüt 17.000 kg kumaşlara ilişkin yük ordinosu eşyanın Türkiye’ye girişinden 8 ay sonra gümrük personeline teslim edildiğinden davalı tarafından yapılabilecek bir işin olmadığı, üzerine düşen uzatma talebini de yapan davalıya herhangi bir kusur atfı söz konusu olmadığı, muhteviyeti 514 kap 18.200 kg gelen kumaşlara ilişkin de ek süre talebinde bulunulduğu, dosyaya gelen …. Denizcilik..A.Ş. müzekkere cevabında bu eşyalara ait ordinonun hiç alınmadığının bildirildiği, gümrük işlerine başlanabilmesi için yük ordinosunun alınması gerektiği, bu teslim alınma davacı tarafça gerçekleştirileceğinden davalıya herhangi bir kusur atfedilemeyeceği, davalının bu eşya yönünden de üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 25.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.