Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2018/1116 E. 2020/4450 K. 22.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/1116
KARAR NO : 2020/4450
KARAR TARİHİ : 22.12.2020

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflas davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esastan reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden konusu malzeme karşılığı gayrimenkul devri olan bir protokol akdedildiğini, davacının protokol gereği mermer-travertenleri davalı şirkete teslim ettiğini, ancak sözleşme konusunun davalı tarafından ifa edilmediğini alacağın tahsili amacıyla genel iflas yoluyla icra takibi yapıldığını, davalı tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu öne sürerek davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirketten protokol konusu gayrimenkulü devraldığını öne sürerek davanın reddini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince, taşınmazın mevcut hali ile 170.000 USD olarak hesaplandığı, taşınmazın natamam olarak belirlenen değerinin dahi taraflarca ticari defterlerde gösterilen 105.000,00 TL’lik değerden fazla oluşu, davacı tarafın davalıdan olan alacağının taşınmazın tespit edilen değerinden daha az oluşu, davacı tarafça taşınmazın ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin alınmış olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi kararına davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından, taşınmazın tapudan davacı adına kayıt ve tescil edildiği, her ne kadar davacı natamam olduğunu ileri sürmüşse de, davacının dava dilekçesinde eksik teslim nedeniyle yapmak zorunda kalacağı masraflar ile mahrum kaldığı kira bedellerini, cezai şartı talep etmediği, davalının bakiye borcunun ticari defterlerine göre 106.696,43 TL gözüktüğü, taşınmazın değerinin 105.000,00 TL olduğu, tarafların birbirinden borç ve alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 22.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.