YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/2615
KARAR NO : 2020/3496
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasında hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, davalı yanca 5510 sayılı Kanunun kapsamında müvekkil şirketin hak edişlerine fazla ödeme yapıldığından bahisle 78.481,00 TL bedelin iadesinin talep edildiğini, aksi halde teminat mektubunun paraya çevrileceğinin belirtilmesi üzerine müvekkili şirket tarafından bu bedelin 07.10.2009 tarihinde davalı kuruma ödendiğini ancak müvekkilinden talep edilen ödemenin haksız olduğunu ileri sürerek, KDV dahil 78.481,00 TL bedelin ödemenin yapıldığı 07.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, ödemenin 07.10.2009 tarihinde yapıldığını ve dava tarihi itibariyle öğrenme tarihinden sonra 2 yılın geçtiğini savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesini istemiş, esasa ilişkin olarak davacının beyanlarını kabul etmediklerini savunarak, alınan geri iadenin hukuka uygun olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemiz 30.09.2015 tarih 2014/6535 Esas, 2015/6101 Karar sayılı ilamıyla taraflar arasındaki hukuki ilişki sözleşmeden kaynaklı olduğundan sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süresinin uygulanma imkanı bulunmadığı, talep edilen alacağın 01.06.2008 ile 31.05.2009 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olup davanında 24.12.2012 tarihinde açıldığı nazara alındığında TBK’nın 146(BK’nın 125. maddesi) maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, 5510 sayılı Kanun gereğince yapılan indirimlerin özel sektör işverenlerine sigorta ödemelerinde devletin sağladığı ek katkı olduğu, bu katkıdan sigorta primlerini ödemeyi üstlenmiş olan davacı yüklenici yararlanacağından davalı tarafın, davacıdan yaptığı haksız kesintilerin iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 78.481,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.