YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/271
KARAR NO : 2020/4123
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. … ile davalı vekili Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin kurucu ortağı olduğunu, taşıma hattı hakkını dava dışı …’den devraldığını, daha sonra bu hat hakkını … isimli kişiye sattığını, davalı kooperatifin bu devri gerekçe göstererek müvekkilinin ortaklık kaydığını sildiğini, hat hakkını devretmenin ortaklıktan çıkma anlamı taşımayacağını, hattı hakkı ile üyelik hakkının birbirinden bağımsız olduğunu ileri sürerek, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortaklık hakkını ve hat hakkını devrettiğini, devir sözleşmesinde üyelik hakkının da devredildiğinin belirtildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının, davalı kooperatife üye olduğu tarihte, idarece yeterli sayıda tahsis yapılmamış olması nedeniyle hat sahibi olamadığı, bunun üzerine kendisine bir araç aldığı ve kooperatif üyesi olduğu ispat edilemeyen dava dışı …’den hat hakkını devralıp, kendi üyeliği ile birleştererek, kooperatif bünyesinde hem üye hem de hat hakkı sahibi olarak taşımacılık yaptığı, daha sonra söz konusu üyelik ve taşıma hakkını dava dışı …’ya devrettiği, davacının başka bir üyeliği kalmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalı yararına takdir olunan 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 08.12.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.