Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2018/383 E. 2019/2509 K. 30.05.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/383
KARAR NO : 2019/2509
KARAR TARİHİ : 30.05.2019

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı vekilince duruşmalı temyiz edilmiştir.
Temyize konu karar niteliği gereği duruşmaya tâbi olmadığından duruşma isteminin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, borca batık durumda olan müvekkili şirketin sunulan iyileştirme projesi ile erteleme süresi içinde borca batıklıktan kurtulacağını ileri sürerek şirketin iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesini talep ve dava etmiş, mahkemece davacı talebi kabul edilerek iflasın 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verilmiş, erteleme kararının 1 yıl ile sınırlı olarak 1. ve 2. kez tekrarlanması için yasal sürelerin sonunda davacı vekili, koşulların devam ettiğini ve iflasın ertelenmesi süresinin uzatılmasında alacaklıların menfaatlerinin bulunduğuni ileri sürerek davacı şirket hakkında iflasın ertelenmesi süresinin uzatılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 20.06.2013 tarihli karar ile davacı şirketin iflasının bir yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, iflas erteleme süresinin uzatılması davasının iflas erteleme süresi dolmadan açılması gerektiği, davacının, 1. uzatma için 20.06.2014 tarihinden önce başvurması gerekirken, süreyi geçirerek 25.11.2014 tarihinde istemde bulunduğu gerekçesiyle 1. ve 2. iflas ertelenmesinin uzatılması taleplerinin reddi ile davacı şirketin iflasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle davacı şirketin borca batıklığının halen devam etmesine ve İİK’nın 179/b-7 maddesi uyarınca tedbir tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmiş olmasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, kararın tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.