YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1903
KARAR NO : 2020/3327
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki icra takibine itirazın kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı müvekkili tarafından davalıya ultrasonik muayene hizmeti sunulduğunu, fatura kesilerek bedeli istenildiğini, bedelin ödenmediğini, icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafın borca haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava konusu 2014 yılına ait yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerini yaptırmış olduğunun, ancak defteri kebir ve envanter defterlerinin kapanış tasdiklerini T.T.K. hükümlerine göre yaptırmadığının, TTK hükümlerine göre tutulması zorunlu olan defterlerin bir kısmının kapanış tasdiklerinin yaptırılmamış olması nedeniyle sözü edilen defterlerin bu haliyle davacı lehine delil olarak kabul edilemeyeceği ve davacı tarafça alacaklı olduğuna dair dosya başkaca herhangi bir delil ve belgeninde sunulamamış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacının mahkemeye sunduğu, faturalarını kaydettiği yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu bilirkişi raporu ile belirlenmiştir. Bu durumda davacının usule uygun tutulmuş ticari kayıtları kendi lehine delil olma vasfı taşır. Ancak davacı tarafça davalı defter ve belgelerine de delil olarak dayanılmış olmasına rağmen mahkemece davalı tarafın ticari kayıtları incelenmeden karar verilmiştir. Bu durumda Mahkemece davalıya, ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesi, aksi halde HMK’nın 220 ve 222. maddeleri uyarınca işlem yapılacağı hususu hatırlatılmak suretiyle kesin süre verilmesi, ibraz edilmesi halinde bu defter ve belgeler üzerinde de inceleme yapılması; ihtarlı tebligata rağmen ibraz edilmemesi durumunda HMK’nın 220 ve 222. maddeleri uyarınca işlem yapılması ve sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcın talep halinde iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.