YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1278
KARAR NO : 2020/2703
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetvelindeki sıraya şikayet davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava talebinin görev yönünden reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, satışı yapılan araca ait MTV’nin malın aynından doğması sebebiyle rüçhanlı alacak olduğu ve yedieminlik alacağından daha önce ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, sıra cetvelinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İcra hukuk mahkemesi’nce uyuşmazlığın sıra cetveline itiraz davası olarak nitelendirilmesi üzerine yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesi’nce devam edilmiş, mahkemece, uyuşmazlığın sıra cetveline karşı şikayet olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-İtiraz, alacağın esas ve miktarına yönelik ise dava yoluyla genel mahkemede (İİK m.142/1), yalnız sıraya ilişkin ise icra mahkemesinde (İİK m.142/son) ileri sürülmelidir. Somut olayda, uyuşmazlık bedeli paylaşıma konu aracın muhafaza ücretinin MTV’den önce ödenip ödenmeyeceği ve yediemin ücretinin miktarına ilişkindir. Motorlu Taşıtlar Vergisinin muhafaza masraflarından önce ödenip ödenmeyeceği hususu icra mahkemesinde şikayet yoluyla çözülebilir ise de yediemin ücretinin miktarı yani yediemine ödenen ücretin sıra cetveline ödenen kadar olup olmadığı genel mahkemelerde yapılacak yargılama sırasında çözümlenebilir. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre de muhafaza masraflarının tespitinde yedieminin kendi tarifesi değil Adalet Bakanlığı’nca belirlenen tarifenin uygulanacağına ilişkin bu belirleme genel mahkemelere aittir. Bu nedenle, mahkemece işin esasına girilip oluşacak uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken, mahkemenin görevsiz olduğu gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
2-Kabule göre de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemleri Kanunu (HMK) uyarınca mahkemenin görevli olup olmadığı hususu dava şartı olup, mahkemece HMK’nın 114/1. ve 115/1. maddeleri gereği görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken ”mahkemenin görevsizliğine” kararı verilmesi de hatalı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına ve re’sen BOZULMASINA,
492 sayılı yasanın 13/j maddesi uyarınca davacıdan harç alınmasına yer olmadığına, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere 09.09.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.