Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2007/13857 E. 2010/9075 K. 26.05.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 20.01.2024 20:24


YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2007/13857
KARAR NO : 2010/9075
KARAR TARİHİ : 26.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair.


Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Koşulları bulunmadığından hakkında 5271 sayılı CMK’nın değişik 231. maddesinin tatbiki mümkün görülmemiştir.
I- Sanık hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-)Müştekinin yanında taşıdığı suçta kullanılan tabancayı sanığa doğrultması üzerine sanık tarafından müştekinin elinden alınıp kullanıldığı, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu anlaşılmakla olayda sanığın ruhsatsız silah bulundurma ve taşıma kastının olmadığı belirlenmekle sanığın beraatına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2-)Kabule göre de;
Suç tarihine göre temel adli para cezasının 450 YTL olduğu gözetilmeden 489 YTL olarak fazla belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
II- Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmemesine gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine.Ancak;
1-)Sanığın eylemi nedeniyle müştekinin hayati tehlike geçirdiği ve müştekide kemik kırığı oluştuğu anlaşılmakla,sanığa verilen cezanın ağır netice olan hayati tehlike nedeniyle arttırılması ile yetinilmesi gerekirken ayrıca kemik kırığı nedeniyle TCK'nun 87/3 maddesinin de uygulanması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
2-)Kabule göre de;
Silahla hayati tehlike oluşturacak şekilde yaralama (Yaşamı tehlikeye sokan bir durum) suçunun 5237 sayılı TCK’undaki karşılığı 87/1-d-son maddesi olup cezanın alt sınırı beş yıldan az olamayacağı nazara alınarak uygulama yapılması gerekirken yazılı şekilde alt sınırın üç yıl olarak alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 26/05/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.