Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2007/16083 E. 2010/10472 K. 09.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2007/16083
KARAR NO : 2010/10472
KARAR TARİHİ : 09.06.2010

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1- Sanık hakkında 87/3 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;w
Mağdur …’ün av tüfeğiyle yaralanması sonucu Dicle Üniversitesi Eğitim ve araştırma hastanesince düzenlenen 12.09.2005 tarihli rapora göre “ sol lateral molleol fraktürüne neden olan arızasının şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığının, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin orta 2. derecede olduğunun” belirtilmesine , 19.12.2006 tarih ve 5560 sayılı yasayla 5237 sayılı yasanın 87/3 maddesinde yapılan değişikliğin sanığın lehine olup olmadığına dair değerlendirme yapılmadan hüküm kurulmasına göre, 87/3 maddesinin 5560 sayılı yasayla değişiklik haline göre hükmün gerekçesinde değerlendirme yapılıp somut olaya dair uygulaması sonuçlarıyla birlikte gösterildikten sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA,
2- Sanık hakkında 6136 sayılı yasanın 13/1 maddesinden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 09.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.