Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2008/11175 E. 2010/5222 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/11175
KARAR NO : 2010/5222
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın beraatine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak;
Davanın dayanağını oluşturan Suç Tutanağında, yerin amenejman haritasında 556 nolu bölmede orman olarak görünen alanda kaldığının yazılı bulunmasına; mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen orman mühendisi bilirkişinin raporunda arazinin %20 eğimli olduğunun bildirilmesine göre mahallinde konusunda uzman üç orman mühendisi bilirikişi ve harita mühendisi bilirkişi heyeti vasıtasıyla yeniden keşif yapılarak en eski tarihli memleket haritası ile hava fotoğraflarının celbedilip mahalle tatbiki ile sahada eskiden orman örtüsü bulunup bulunmadığının, varsa sonradan tahrip edilip ormandan kazanılmış yerlerden olup olmadığının; eğimi itibariyle toprak ve su rejiminin korunması bakımından muhafaza karakteri taşıyıp taşımadığının; doğal yayla sınırları içinde kalıp kalmadığının; yayla olarak tahsisi olup olmadığının; yayla ise iskan alanı olarak kullanılan kısımda yer alıp almadığının; dava konusu evin bulunduğu yer ve civarındaki alanın eğim, engebellik, toprak yapısı v.s. bakımından civar orman alanlarından belirgin farklılıklar gösterip göstermediğinin; ormana doğru genişleme imkanı bulunup bulunmadığının, dava konusu evin ve çevresinin civarıyla kendi içinde bütünlük oluşturup oluşturmadığının, dolayısıyla orman bütünlüğünü bozup bozmadığının; çevresindeki orman alanlarına mesafesinin de tesbit edilerek dava konusu yerin vasfının halihazırdaki durumu itibariyle orman bitki örtüsü bulunmasa bile salt toprağının orman olarak değerlendirilebileceği, temeldeki asıl niteliği itibariyle ormandan kazanılan yerlerden mi çok eskiden beri köylülerin yararlandığı orman içi yayla mı olduğunun tesbit edilmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmeden eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahil idare ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.