YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/11664
KARAR NO : 2010/4065
KARAR TARİHİ : 04.03.2010
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine ve ceza tertibine yer olmadığına dair,
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşülüp düşünüldü:
1- Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
5237 sayılı kanunun 57. maddesi uyarınca sanığın yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınması yerleştirildiği sağlık kurumunun sağlık kurulunca düzenlenecek raporda toplum açısından tehlikeliliğinin ortadan kalktığı veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi halinde hakim kararıyla serbest bırakılmasına karar verilmesi gerekirken sadece koruma ve tedavi hususunda karar verilmesiyle yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş oludğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, Ancak bu husus yeniden yargılamaya gerektirmediğinden 1412 sayılı yasanın 322. maddesi gereğince, hükme “yerleştirildiği sağlık kurumunun sağlık kurulunca düzenlenecek raporda toplum açısından tehlikeliliğin ortadan kalktığı veya önemli ölçüde azaldığının belirlenmesi halinde hakim kararıyla serbest bırakılmasına ibaresi eklenmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Sanık …’ya gelince;
Hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 Sayılı Kanunla, özel nitelikte olan 6831 Sayılı Orman Kanununda getirilen köklü değişikliklerin ve ceza sisteminin lehe hükümlerinin bütün halinde değerlendirme sonucu 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 7. maddesi dikkate alınarak sanık lehine uygulanması gerekliliği ve 5728 Sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası uyarınca CMK’nun 231/5, 14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ile kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve sanık … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün başkaca yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 04.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.