Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2008/15714 E. 2010/5068 K. 24.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2008/15714
KARAR NO : 2010/5068
KARAR TARİHİ : 24.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanıkların mahkumiyetine dair.

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine,Ancak;
1- Kısa kararın da tefhim olunduğu 19.06.2006 tarihli duruşma tutanağının 3 sayfasının katip tarafından imzalanmaması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 219/1. maddesine aykırı davranılması,
2- Sanık … hakkında, hükümden sonra 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesinin 1.fıkrası uyarınca, CMK.nın 231/5,14. madde ve fıkralarında öngörülen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasında ceza sınırının 2 yıla çıkartılması ve soruşturma ve kovuşturması şikayete bağlı suç olma şartının kaldırılması kuralları gereğince bu hususların mahalli mahkemece birlikte değerlendirilmesi zorunluluğu,
3- Adli Tıp Uzmanı Dr … tarafından tanzim olunan 23.02.2004 tarihli adli raporda “ sağ toraks arka ve aksiler hatta muhtelif 2-3 tane toraksa nafiz yaklaşık 7-8 adet kesici delici alet yarası, batın sol hipokondrium paraumblikal bölgede batına nafiz 1 adet kesi, sağ el sırtında çok sayıda cilt kesisi, yüzde ve saçlı deride çok sayıda cilt kesisi, sağ dudak kenarından kulağa kadar uzanan yanak kesisi…. Ameliyata alındığı, sol diafragmada delik, mide fundus seroza yaralanması ve omentum yaralanması saptandığı.. şahsın hayatını tehlikeye maruz kıldığı, 45 … mutad iştigaline engel teşkil edeceğinin.” yazılı bulunması, mağdurun vücuttaki yaraların meydana geldiği bölgelerin hayati öneme haiz göğüs, batın ve kafa bölgesinde bulunması, darbe sayısının çokluğu, göğüsteki kesilerden 2-3 tanesinin toraksa nafiz, batındaki bir kesinin de batına nafiz olup bu nedenle iç organ yaralanmasının meydana gelmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanık …’ın eyleminin adam öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmadığına dair eylemi nitelendirmenin ve delilleri takdir yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu düşünülerek gerekli tartışma yapılıp görev hususu belirlenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
4- Kabule göre de;
Sanık … hakkında 765 sayılı TCK hükümlerinin tatbik edilmesine karşılık karma uygulama yasağına aykırı bir biçimde sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 53. maddesinin de uygulanması suretiyle 5252 sayılı yasanın 9/3 maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı sanık … hakkında CMUK 326/son maddesi gözetilmek suretiyle BOZULMASINA, 24.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.