Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2009/24453 E. 2011/11220 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/24453
KARAR NO : 2011/11220
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair,

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
A) Sanık hakkında mala zarar vermek suçundan kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
B) Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Sanığın katılan …’a karşı işlediği suç nedeniyle kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Yargıtay CGK’nun 11.03.2008 tarih 25-22 sayılı kararında açıklanıp Dairemizce de benimsenen içtihadındaki açıklamalar nazara alınarak, 5237 sayılı yasanın 6/f-4 maddesinde belirtilen “ fiilen saldırı ve savunmaya elverişli şeylerin” silah tanımı içinde kabul edilmesinin gerekmesine göre, … ile şikayetçilere vurulması sonucunda … Adli Tıp raporlaruna göre katılan …’ın “Yaşamsal tehlike oluşacak, yüzde … eser kalacak, 4. derece kırık olacak, iyileşmesi kabil olmayacak derecede beden hastalığına uğrayacak” şekilde yaralandığının belirtilmesi, katılanda gerçekleşen bu ağır sonuçlar bakımından suçta kullanılan ancak ele geçmeyen taşın yasa tanımında belirtilen “elverişlilik” ölçütüne uygun bulunması karşısında, sanık hakkında daha ağır neticesi olan 5237 sayılı TCK.nun 87/2-a-son maddesi gereğince 8 yıldan az olmamak üzere ceza tayini gerekirken, yaralanma sırasında kemik kırığınında meydana geldiğinden bahisle uygulama yeri olmayan TCK.nun 87/3 maddesi gereğince hüküm kurulması,
2- Sanığın katılan …’a karşı işlediği suç nedeniyle kurulan hükme yönelen temyiz itirazlarının incelemesinde;
Müdahil beyanı, sanık savunması, tanık beyanlarına göre Yaralanmanın … ile meydana getirildiği anlaşılmakla, suçta kullanılan taşın silah sayılıp sayılmayacağının tartışılmaması,
Kabule göre de;
Sanığa atılı şikayete tabi olan basit yaralama suçu nedeniyle uzlaşma işlemlerinin; 5271 Sayılı CMK.nun 253 ve 254. Madde fıkralarında öngörülen yöntemin izlenmesi suretiyle yerine getirilmesinin zorunluluğu karşısında, anılan yasa maddelerine uygun biçimde uzlaştırma işlemlerine girişilmeden, eksik kovuşturmaya dayalı olarak hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.